Ortodontik tedavi, uzun süreçli ve hastaların uzman hekimler tarafından dikkatle takip edilmesi gereken bir tedavi çeşididir.
Kliniğimizin kuruluşunda modern ortodontik tedavi prosedürlerinin rahatlıkla uygulanması için gerekli tüm ekipmanlar düşünülmüştür.

Ortodonti Nedir

Ortodonti Nedir?

Ortodonti, baş boyun bölgesindeki iskeletsel ve dişsel sorunların teşhisi, önlenmesi ve düzeltilmesi ile ilgilenen dişhekimliği branşıdır.

Tüm tıp dallarında olduğu gibi, ortodontide de temel prensip, bozukluğun oluşmamasıdır. Bu amaçla alınan tedbirlerin tamamına koruyucu ortodonti denir. Koruyucu ortodontik tedavilerin başlıcaları diş çürüklerinin önlenmesidir.

Süt dişleri, arkalarından gelecek olan daimi dişlere yer tutucu olarak görev yaptıkları için çok önemlidir. Süt dişlerinin çürümemesi için, dişlerin ağıza sürmelerinden itibaren korunmaları gerekir.

Ortodonti çocuk

Ortodontide Prensipler

Durdurucu ortodontik tedaviler ise, oluşmakta olan bozukluğun, etkeninin ortadan kaldırılması yoluyla ilerlemesinin durdurulması esasına dayanır. Parmak emme, ağız solunumu gibi etkenleri ortadan kaldırırsak, dişlerde oluşan açık kapanış durumunu durdurmak bu duruma örnektir.

Ortaya çıkmış olan ortodontik bozuklukların, hareketli aygıtlar ya da braketler düzeltilmesi, düzeltici ortodontidir. Tüm ortodontik tedaviler bu sınıflamaya girerler.

Amerikan ortodonti birliği, tüm çocukların 7 yaşında ortodonti kontrolüne gelmesini tavsiye eder..


image091

1-ORTODONTİK TEDAVİLER HAKKINDA

Ortodonti nedir?

Ortodonti, baş boyun bölgesindeki iskeletsel ve dişsel sorunların teşhisi, önlenmesi ve düzeltilmesi ile ilgilenen dişhekimliği branşıdır.

Ortodontist (Ortodonti Uzmanı ) seçimi?
Ortodonti uzmanı olmak için, Dişhekimliği fakültelerindeki 5 yıllık lisans eğitiminin ardından, üniversitelerin ortodonti departmanlarında 4-6 yıllık ek bir uzmanlık eğitimini gerektirir.
Ortodonti uzmanı(ortodontist), dişler ve baş boyun bölgesindeki iskeletsel yapıda oluşan ortodontik ve ortopedik problemlerin teşhisi, önlenmesi, durdurulması ve tedavisini yapan doktordur.
Ortodontist seçerken; doktorunuzun uzmanlık diplomasının ve il sağlık müdürlüğü tarafından verilen çalışma izin belgesinin olmasına dikkat ediniz.
Türk Ortodonti Derneği’nin (TOD) resmi web sitesi www.tod.org.tr ‘dir. TOD’un web sitesindeki Ortodontist Arama butonundan size en yakın ortodontistlerin adres ve telefon bilgilerine ulaşabilirsiniz.



Ortodontik Problemler Neden Oluşur ?

1) Genetik (kalıtsal) düzensizlikler bireylerde daha çok iskeletsel bozukluklara veya diş eksikliklerine neden olabilir. Bu tür problemler erken yaşta ortodontist muayenesiyle teşhis edilebilmektedir.

2)Doğumsal anomaliler (dudak-damak yarığı gibi) iskeletsel yapıda gelişim geriliğine veya dişsel yapıda düzensizliklere neden olabilmektedir.

3)Parmak emme, kalem ısırmak, atipik yutkunma (dilin dişler arasına sokulması), uzun süreli biberon ve yalancı emzik kullanımı gibi sonradan kazanılmış alışkanlıklar iskeletsel ve dişsel yapıda problemlere neden olabilmektedir.

4)Süt dişlerinin erken kaybı veya süt dişlerindeki madde kaybına neden olan büyük çürükler daimi dişlerde sürme problemlerine yol açabilmektedir.

5 )Diş gıcırdatma veya düşme, çarpma gibi travmalar ortodontik bozuklukların nedeni olabilmektedir.

6)Kulak-Burun Boğaz Problemleri; Adenoid (geniz eti) varlığı, bademcik iltihabı, burun kemiğinde deviasyon gibi KBB problemleri nedeniyle ağız solunumu yapan bireylerin iskeletsel yapısında gelişim problemleri meydana gelebilir. Normal şartlar altında solunum yapmak için burnumuzu kullanmalıyız. Çocukluktan itibaren devamlı olarak ağız solunumunun yapılması baş postürünün değişmesine ve iskeletsel gelişimin bozulmasına sebep olur. Uzun vadede üst çenede daralma, alt çenenin geride kalması vb gibi iskeletsel ve dişsel sorunlara yol açar. Buna `adenoid yüz tipi` denir.

Ortodontik Problemlerin Belirtileri Nelerdir ?

Çocuklarda oluşabilecek bazı belirtiler aileler tarafından da teşhis edilebilirler. Ailelerin çocukta dikkat etmesi gereken unsurlar;

1- Çocukların yapmış oldukları bazı alışkanlıklar ortodontik problemlere yol açabilmektedir.

-ağız açık uyuma ve ağız solunumu yapması

-dilin yutkunma sırasında dışarı çıkması (bebeklik yutkunması),

-parmak- biberon ve yalancı emzik emme alışkanlıklarının devam etmesi,

-yanak- dudak ısırmak
-tırnak ve kalem ısırmak
-ısırma ve çiğnemede zorluk
-konuşma bozuklukları
-diş sıkmak ve gıcırdatmak gelir.

2- Çene yapısı ile ilgili unsurlar ;

-dengeli olmayan yüz görünümü,
-alt ya da üst çenenin ağız dışından belirgin olacak şekilde aşırı önde ya da arkada olması

-dudakları rahat kapatamama

-Çenenin sağ veya sol tarafa doğru kaymış olması

3- Dişsel yapı ile ilgili ;

-Alt veya üst dişlerin çok önde ya da arkada olması,

-Alt veya üst dişlerin birbirlerini örtmemesi, alt ve üst dişler arasında açıklık olması

-Alt veya üst dişlerin çok aralık ya da sıkışık olması

-Alt veya üst çenedeki sağ ya da sol taraftaki dişlerin eş zamanlı sürmemesi

Bu problemlerden herhangi biri fark edildiğinde ortodontist muayenesi kaçınılmazdır, bu sayede ileride oluşabilecek ciddi problemlerin önüne geçilmiş olur.

Çocuklarda Ortodontik Tedavi Zamanlaması ?

Çocuklarda ortodontik muayene, ilk daimi dişlenmenin başladığı yaş olan 6-7 yaşlar civarında olmalıdır. Amerikan Ortodonti Birliği, tüm çocukların 7 yaşında ortodonti kontrolüne gelmesini tavsiye eder.

Bu yaşta yapılacak muayene ile, hem dişlerde oluşabilecek kapanış sorunları, hem de çenelerin iskeletsel bozuklukları teşhis edilebilir.
Ortodontik sorunlar, bademcik, geniz eti, ağız solunumu ya da atipik (bebeklik) yutkunma sonucunda da ortaya çıkabilir. Erken alınan önlemler ileride olabilecek büyük sorunları önlemede etkindir.
Çocuğunuzun hangi dönemde ortodontik tedaviye başlaması gerektiğine ortodontistiniz karar verecektir. Çocuğun, büyüme ve gelişim sürecindeki kritik dönemleri kaçırmamak için en azından yılda 1 kez bir ortodontist kontrolünden geçmesi tedavi zamanlaması açısından önem taşımaktadır.

Erken yaşlarda ortodontik tedavinin önemi ;

Erken yaşlarda ortodontist muayenesinden geçen çocuklarda var olan problemlerin erken teşhisi ve tedavisi ile önemli avantajlar sağlanır.
• Sürekli dişler için yer kazanımı sağlanır.
• Alt-üst çene arkının genişliğine müdahale etmede yardımcı olur.
• Daimi dişlerin ileri dönemlerde gömük kalma olasılığı azalır.
• Parmak, dil emme, ya da atipik yutkunma problemlerinin çözümlenmesine yardımcı olur.
• İleride yapılacak sabit ortodontik tedaviyi kolaylaştırır.
• Tedavi sırasında , çocuğun dış görünüşünde olumlu değişikliklerin meydana gelmesiyle çocuk psikolojisi üzerinde pozitif etki sağlar.

Tüm tedavi dallarında olduğu gibi, erken teşhis, ortodontik bozuklukların önlenmesi ve düzeltilmesi için en önemli basamaktır. İleri dönemlerde çocuğun daimi dişlerinin çekilerek yapıldığı ‘çekimli ortodontik tedavi‘ şansını olumlu yönde etkileyebilir.

Ortodontik Tedavinin Faydaları nelerdir ?

1- Çapraşık ve kötü konumlanmış dişlerin, ne kadar fırçalanırsa fırçalansın, tam olarak temizlenmesi zordur. Mutlaka diş aralarında gıda artığı kalır. Genellikle arayüz çürüklerine ve dişeti hastalıklarına yakalanma riski yüksektir. Bu tür dişeti problemlerinde kemik kaybı ve dişlerin erken yaşta kaybedilme riski vardır.
Ortodontik tedavi sonucunda çürük ve diş eti hastalıklarının oluşumu engellenmiş olur.

2- Kapanış bozukluklarına bağlı olarak da oluşabilen fonksiyonel sorunların (çene eklemi problemleri gibi) oluşumunu azaltmakta olup bu bozuklukların tedavisinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır.

3- Estetik kaygının giderilmesini sağlanır. Çapraşık dişler, estetik olarak istenmeyen bir görünüme sebep olurlar. Bu nedenle gülerken ağzın kapatılması ve rahat gülümseyememe çok karşılaşılan bir durumdur. Çeneler arası var olan iskeletsel maloklüzyonlar sonucu yüzde estetik kaybı meydana gelebilir ve hastalarda psikolojik problemlere neden olabilir.

4- Proteze hazırlık amacıyla ortodontik tedavi yapılabildiği gibi kimi zaman ortodontik tedavi sayesinde protez ihtiyacı ortadan kalkabilir.

Dişlerdeki düzelme, sadece estetik ve fonksiyonel yararlar sağlamakla kalmaz, çocukların, dişlerinin görünümünden dolayı duydukları psikolojik sıkıntıların da giderilmesine yardımcı olur.
Düzgün diş ve çeneler iyi bir yüz estetiğinin ve güzel bir gülümsemenin ayrılmaz parçasıdır.

4- Çiğneme,konuşma,solunum gibi fonksiyonlar düzenlenir. Malokluzyonlu bireyler, kapanış bozukluklarına bağlı olarak ısırma, çiğneme, solunum problemleri yaşarlar. Bu problemler vücudun çeşitli bölgelerinde pek çok soruna yol açabilirler.

5- Ortodontik tedavi sonucunda; güzel bir görünüme, sağlıklı diş ve dişetlerine, ve ekleme sahip olabilirsiniz. Ortodontik tedavi hayat kalitenizi yükseltmeye yardımcı olur.

Ortodontik Tedavi ne kadar Sürer?

Ortodontide tedavi süresi, malokluzyonun tipine, tedavinin şekline, kullanılan apareylerin çeşitliliğine göre oldukça değişkenlik gösterir. Dişsel bozukluklar diş çekilerek veya çekimsiz olarak tedavi edilebilirken bu süre 1 ile 2 yıl arasında değişmektedir. İskeletsel kaynaklı problemlemlerin tedavi süresi ise bireyin yaşına göre değişmektedir. Bu tür tedavilerde bireyin büyüme ve gelişim periodunun takip edilmesiyle tedavi süresi 3 yıla kadar çıkabilmektedir.

• Bu süre içinde genellikle 4-6 haftada bir kontrol yapılır ve tellerde gerekli aktivasyonlar yapılır.



Ortodontide Diş Çekimi

Ortodontik tedavide yer darlığının giderilmesi,kapanışın düzeltilmesi ve daha iyi bir estetik sağlanabilmesi için bazen diş çekimine ihtiyaç duyulur.
Ortodontik bozuklukların büyük kısmı, diş boyutlarının çene büyüklüğü ile uyumsuz olmasından kaynaklanır. Diş boyutları ile çene genişliği arasındaki oranda uyumsuzluk olduğunda dişler çenede sürecek yer bulamazlar ve çapraşık konumda yer alırlar. Bu sorun çok şiddetli değilse çene genişletmeleri ya da dişlerin yan yüzeylerinden aşındırmalar(stripping)ile çözülebilmektedir.Problemin daha da şiddetli olması durumunda ise diş çekimi gündeme gelir.

Ortodontik tedavide çekim ihtiyacını değerlendirilirken bazı kriterler göz önüne alınır. Bunlar arasında hastanın yüz oranları, diş-dudak desteği, dişlerinin kapanışı, 20 yaş dişlerinin varlığı gibi pek çok faktör değerlendirilir. Çekimli tedavilerde genellikle 1. küçük azı dişleri çekilir. Bu dişler, genellikle çapraşık bölgesine yakın olmalarından, çenenin her iki tarafında 2’şer adet olmasından dolayı tercih edilmektedir. Diş çekimleri ile kazanılan boşluklar, çapraşık dişlerin düzeltilmesi için kullanılır. Tedaviden sonra diş çekildiği anlaşılmayacak şekilde çekim boşlukları tamamen kapatılır.

Gelişen teknoloji ile birlikte diş çekimi ihtiyacını azaltan farklı braket ve ağız içi distalizasyon apareyleri mevcuttur. Bunlarla, ağız içinde kaybedilmiş olan yer tekrar kazanılabilmekteyse de, şiddetli yer darlığı durumlarında çekim yapmak zorunludur.



Ortodontide Tedavi Maliyeti

Ortodontik tedavi maliyeti hakkında, hasta muayenesi yapılmadan herhangi bir maliyet bildirmek zordur. Bunun sebebi, her bireyin kendine özgü kapanış problemi olması ve tedavi çeşitliliğinden kaynaklanmaktadır. Aynı zamanda kullanılan malzemelerdeki çeşitlilik ve hastaların talepleri doğrultusunda seçilecek braket çeşitleri, tedavinin süresi ve zorluk derecesi tedavi maliyetini doğrudan etkiler. Ayrıca web siteleri ve broşürler aracılığıyla, kabaca da olsa maliyet bilgisi vermek kanunen yasaktır.
Ortodontik tedavinin maliyetini etkileyen unsurlardan bir tanesi de tedavi uygulayan doktorun eğitimidir. Ortodontik tedaviyi, üniversitelerin ortodonti bölümlerinde doktora eğitimi almış uzman doktorların yürütmesi idealdir. Bunu, Türk Ortodonti Derneği ve Türk Dişhekimleri Birliğinden kontrol edebilirsiniz.



2-ORTODONTİK TEDAVİYE BAŞLARKEN

Ortodontik tedavinin ilk aşamasında hastadan iyi bir anamnez alınmaktadır. Hastanın ilk muayenesi sırasında ağız sağlığı ve hijyeni değerlendirilir. Ortodontik tedaviye başlamadan önce dişlerin ve dişetlerinin sağlıklı olması gereklidir. Bu yüzden ağızda varolan çürükler ve dişeti problemleri değerlendirilir ve bunların tedavi gerekliliği anlatılır.
Başta panoramik film olmak üzere ortodontistin isteği üzerine sefalometrik, el-bilek filmleri alınır. Radyolojik ve dental muayene sırasında elde edilen bulgular hastanın tedavi planına kaydedilir.

Ortodontik tedaviye başlamadan önce tedavi planının ayrıntılı olarak yapılması gereklidir. Ortodontik tedaviye karar verildikten sonraki ilk randevuda hastadan alt ve üst çeneden ölçü alınmaktadır. Alınan bu ölçüler bilgisayarlı model analiz programıyla digital olarak arşivlenmektedir bu sayede modeller üzerinde her türlü ölçüm yapılabilmektedir.

Alınan sefalometrik röntgenler bilgisayarlı sefalometrik tanı araçları sayesinde incelenir ve tedavi planını oluşturmada etkin rol oynarlar. Hastanın ağız içi ve ağız dışı fotoğrafları çekilir ve hastanın dosyasında arşivlenir. Bu kayıtlar kişisel tedavi planı için gerekli bilgilerdir ve çok uzun dönem için saklanacak verilerdir.

Hastanın büyüme ve gelişim periodunun tespiti için gerekli görüldüğünde tedavi öncesi veya tedavinin bazı aşamalarında el-bilek röntgeni alınarak tedavi planına veya tedavi gidişatına şekil verilir.

Braketlerle Yaşamak ;

1-Ağiz Hijyeni;
Ortodontik tedavi esnasında ilk dikkat edilmesi gereken konu yeterli ağız hijyeninin sağlanmasıdır.

Ortodontik tedavi görmeden önce dişler üzerindeki yemek artıkları ve bakteri plağı gerek tükrük akışıyla, gerekse içilen su ile sürekli yıkanmakta ve uzaklaştırılmaktadır. Ortodontik tedaviyle birlikte dişler üzerine yapıştırılan braketler ve teller yemek artığı ve bakteri plağı için doğal bir tutucu ortam yaratmaktadır dolayısıyla dişeti hastalığı ve çürük oluşması riskini arttırmaktadır. Ortodontik aygıtlar bakteriler için tutucu bir ortam hazırladığından , dişler düzenli fırçalanmadığında çürük oluşumu ve dişlerde kalıcı renkleşmelerin oluşması kaçınılmazdır.

Düzenli fırçalama alışkanlığı olmayan bireylerde ortodontik tedavi endike değildir. Bu tür bireylere tedaviye başlanıldığı takdirde dişetlerinde kızarıklık ,şişlik,kanama gibi problemlerle karşılaşılmaktadır. Bu durum, ortodontik tedavide ciddi aksamalara ve duraksamalara neden olmaktadır. Ortodontistiniz sizi, uygun diş fırçaları, ara yüz fırçaları ve diş iplerinin kullanımıyla ilgili bilgilendirecektir.

2-Kontroller

Tedavinin öngörülen zamanda bitebilmesi için tedavi süresince rutin kontrollere zamanında gelinmeli,randevu atlanmamalıdır.

3-Ortodontik Tedaviye Alışmak
Ortodontik tedavi süreci, çocuklar tarafından, erişkin hastalara göre daha kolay tolere edilmektedir. Tedavi gören çocuklar, ders çalışabilir, sınavlara girebilir, oyun oynayabilir, spor ve sanat aktivitelerinde bulunabilir, ağız dışı aygıtlara uyum sağlayabilirler.

Tedavi sürecinin ilk bir kaç gününde dişlerde gerginlik hissi olsa da, zamanla dişler ve yanaklar bu duruma alışır ve teller yokmuşçasına bir adaptasyon olur. Dudaklar, yanaklar ve dil 1- 2 hafta süreyle irrite olabilir. Bu irritasyonu azaltmak için braketlerin üzerine koruyucu mum koyabilirsiniz. Size bunu nasıl yapacağınızı ortodontistiniz gösterecektir. Her ay yapılan kontrollerde tellerin tekrar aktive edilmesiyle gerginlik hissi birkaç gün için devam edebilmektedir. Bu süreç normal bir durum olup tellerin aylık aktivasyon periodlarında geçici olarak tekrarlayabilir.

3-Yeme-içme alışkanlıkları
Dişler üzerine yapıştırılan braketlerde kırılma ve kopma olması durumunda tedavi süresinde aksamalar meydana gelir.Bu tür aksamaların oluşmaması için bazı yiyecek ve içeceklere tedavi süresi boyunca dikkat edilmelidir.
Asitli İçecekler; Tüm asitli içeceklerden tedavi süresince uzak durulması gerekir. Asit , dişe yapıştırılan braketlerdeki yapıştırıcıların çözünmesine sebep olur bu şekilde tellar daha dayanıksız hale gelir ve kopma kırılmalar daha sık yaşanır.Asitli içeceklerin içimiyle aynı zamanda ağızda çürük yapıcı bir ortam hazırlanmış olur.Nadiren pipetle tüketilmeli ve hemen diş fırçalanmalıdır.
Sert,kabuklu ve yapışkanlı yiyecekler; Ortodontik tedavi sırasında en çok kırılma veya kopmalara neden olan yiyecekler şunlardır ; Kuruyemiş(fındık,fıstık…vb.),havuç elma,ayva,salatalık,armut,erik,çağla gibi sebze ve meyveler,çikolata ve şeker kırmak,zeytin,kemikli et veya tavuk,sakız,karamel,jelibon,lokum, ekmeğin veya simidin sert yerleri cips ve popcorn türü yiyecekler. Bu tür yiyecekler ufak parçalar halinde dikkatle tüketilmelidir. Sert cisimleri çiğnemek (örneğin kalem, tırnak vs.) braketlere zarar verebilir. Braketlerinizin zarar görmesi tedavinizin daha uzun sürmesine yol açacaktır.
Kırılma veya kopma olduğu durumda doktor bilgilendirilmelidir.
4- Ağrı ve dişlerde mobilite(sallanma)
Tedaviye başlandığında dişler üzerine teller vasıtasıyla uygulanan kuvvetler dişlerde harekete ve ağrıya sebep olabilmektedir. Ancak ağrının şiddeti bireyin ağrı eşiğine göre değişkenlik göstermektedir. Bazı bireyler tellere adaptasyon sürecindeki ilk haftalarda ağrı kesici kullanma gereği hissederken, bazı bireyler bu süreci kolay atlatabilmektedir. Braketlerin takıldığı ilk saatler içinde ağrı ve yemek yemede zorluk normal bir durumdur. Çiğneme kuvveti sırasındaki ağrı, hastaların ilk günlerde yumuşak gıdalar tüketmesine yol açmaktadır. Tam olarak adaptasyonun sağlanmasıyla hastalar için daha rahat günler başlayacaktır. Tedavi sırasında zaman içinde dişlerde harekete bağlı olarak sallanma meydana gelebilir. Dişlerde meydana gelen sallanma dişleri çevreleyen kemikte , yeni kemik yapımı ve yıkımına bağlı olarak oluşur ve olağan bir durum olarak açıklanabilir.
5- Hasta Kooperasyonu
Ortodontide hasta kooperasyonu (uyumu) tedavi başarısını ve tedavi süresini direk olarak etkilemektedir. Sabit teller ile yapılan tedavide bireyin diş fırçalaması bile hastanın tedaviye motivasyonu ve kooperasyonuyla ilişkilendirilebilir. Ortodontik tedavinin başarısı % 70 hastanın %30 hekimindir. Hasta kooperasyonunun bu kadar önemli olduğu bir tedaviyi başarıyla bitirebilmek için sizin işbirliğinize ihtiyacımız büyüktür. Probleminizin ne kadar çok farkındaysanız, o kadar çok tedavi olmaya isteklisinizdir.
Çocuklar tarafından çıkartılabilen aygıtların (damaklıklar, çenelik ve enselikler..gibi) etkin olabilmesi için günde 18-20 saat civarında takılmaları gerekmektedir. Problemin büyüklüğüne göre ortodonti uzmanı gerekli kesin süreyi saptayacaktır. Apareylerin gereğinden kısa süre takılması, ve kooperasyonun iyi olmaması dişlerde düzelmenin yavaş olmasına, bazen de tedavinin aksamasına sebep olacaktır. Ortodontistler, aylık rutin kontrollerde braketlere renkli elastikler takarak bir miktar hastanın kooperasyonunu arttırmaya ve tedaviyi daha eğlenceli hale getirmeyi amaçlarlar.

Ortodontik tedavinin önemli bir aşamasını elastik kullanımı oluşturmaktadır. İyi elastik kullanımı tedavi süresini direk olarak etkilemektedir. Ortodontik tedavide hasta uyumu bu açıdan çok önemlidir.

Hareketli aparey kullanımında sıklıkla rastlanan sorunlardan birisi de damaklıkların kaybedilmesidir. Damaklıklar yemeklerde çıkartıldığı zaman mutlaka kutusuna konmalı, kesinlikle peçeteye sarılıp cebe konmamalıdır.



3-ORTODONTİDE TEDAVİ YAKLAŞIMLARI
Ortodontik tedaviler belirli yaş aralıklarına göre sınıflandırılabilirler. Çocuk-Genç Ortodonti tedavisi 7-12 yaş arası hastalarımızı “Çocuk” , 12 yaş ve üzeri hastalarımızı “Genç” kategorisi altında değerlendiriyoruz.

25 yaş ve üzeri hastaları da Erişkin kateegorisi altında Ortodonti tedavisine tabi tutuyoruz.


ÇOCUK-GENÇ ORTODONTİSİ

7-12 yaş arası Ortodonti
Ortodontik tedavide ilk aşamaya çocukların süt ve sürekli dişlerinin bir arada bulunduğu, karışık dişlenme döneminde başlanmaktadır. Karışık dişlenme döneminde ortodontik tedavinin ilk aşamasını koruyucu veya önleyici tedaviler oluşturmaktadır.
Önleyici ve Koruyucu Ortodontik Tedavi ne demektir?
Büyüme ve gelişim periodunun ilerleyen dönemlerinde meydana gelebilecek ortodontik anomalilerin önlenmesine ve erken dönemde teşhis edilen bazı kötü alışkanlıkların giderilmesine yönelik yapılan uygulamaları içerir. Bu uygulamalardan bazıları;
→ Erken dönemde kaybedilen süt dişlerinin yerine yapılan yer tutucular

→ Parmak emme ve yanlış yutkunma (yutkunurken dilin dişler arasından çıkması) gibi alışkanlıklar mevcutsa giderilmesine yönelik yapılan dil önleyici apareyler

Ortodontistiniz erken yaşlarda çocuğun diş , çene ve yüz gelişimine olumlu yönde katkıda bulunacaksa bu tedavilere başlayacaktır. Aynı zamanda çocukta var olan yanlış alışkanlıklar (parmak, biberon emme ya da atipik yutkunma problemleri) kontrol altına alınacaktır.
Koruyucu veya önleyici tedavilerin bir kısmı bu aşamada hareketli apareylerle yapılır. Hareketli apareyler arasında yer tutucu gibi basit apareyler yapıldığı gibi, çene gelişimini kontrol etmek amacıyla ağız dışı aygıtlar da kullanılabilir. Hangi zamanda hangi apareyin kullanılacağına ortodontistiniz karar verecektir.
Bununla birlikte ortodontistleri erken yaşta tedaviye başlamalarına iten sebepler arasında ise; özellikle 1. büyük azı dişlerini ilgilendiren sorunlar, süt dişlerinin erken kaybıyla ortaya çıkan sorunlar ve çenelerin iskeletsel sorunları daha erken yaşta tedavi edilmesi gereken problemler listesine girerler.
Çenelere müdahale dönemi, ergenlik çağına girmeden, büyüme gelişimin atılım (peak) yaptığı dönemde ya da hemen ondan önceki dönemdir. iskeletsel, ve çene gelişimi ile ilgili sorunlar çocuğun büyüme ve gelişim potansiyeli kullanılarak düzeltildiği için, erken dönemde (7-8 yaş ) tedaviye başlanması gerekir.
Ortodontistler, hangi dönemde çene gelişimine müdahale edeceğini karar vermek için el-bilek filmi isteyebilmektedir. El-bilek filmi çocuğunuzun büyüme gelişimin hangi döneminde olduğu hakkında ortodontistinize bilgi verir.

12 yaş ve üzeri Ortodonti
Çocuğun tüm daimi dişleri sürdüğünde ise ortodontik tedavinin ikinci aşamasına geçilir. Bu aşamada sabit tedavi dediğimiz braketlerle yapılan tedaviye geçilir. Bu ikinci aşamada dişlerin üzerine, erişkin hastalarda olduğu gibi braketler takılır ve braketlerin üzerinden tel geçer.

Çocuğunuz daha önce hareketli apareylerle yapılan tedavisi, ikinci tedavi sürecini kısaltabilmektedir.
Büyüme gelişim çağının ileri dönemlerinde yapılan ortodontik tedaviler diş dizimine yöneliktir. Çocuğun çene gelişimi ile ilgili problemi olduğunda, erişkin dönemde ancak cerrahi operasyon ile müdahale edilebilmektedir.Bu yüzden erken dönemde yapılan ilk aşama tedavileri oldukça önemlidir.
İki aşamalı ortodontik tedaviler çocuğun sadece diş diziminin mükemmel olması için değil, çene ve yüz gelişimini de olumlu yönde etkilemektedir.
Basit dişsel sorunların tedavisi genellikle tüm dişlenmenin bittiği 11-12 yaşlarına kadar ertelenir. Bu tür durumlarda karışık dişlenme döneminde yapılan erken yaştaki tedavilere gerek yoktur.

Çocuğun büyüme gelişim döneminde iki aşamalı tedaviye ihtiyacı olup olmayacağına ortodonti uzmanı karar verecektir.



ERİŞKİN ORTODONTİSİ

Erişkinlerde Dişsel Tedavi :

Son yıllarda daha fazla erişkin, ortodontik tedavi talebiyle ortodontistlere başvurmakta ve ortodontik tedavi gören erişkinler, kendisine dikkat eden, ağız bakımına ve estetiğine önem veren insanlar sınıfına girmektedirler. Günümüzde ortodontik tedavi gören her 5 hastadan biri 20 yaşın üzerindedir.

Modern ortodontinin başlamasından günümüze, ortodontik malzemeler ve ileri teknikler ortaya çıkmış, estetik braketler, şeffaf plaklar ve dişlerin iç yüzeylerine takılan braketler geliştirilmiştir. Bu sayede erişkin hastalar son derece kolay biçimde tedavi olabilmektedir.

Ortodontik sorunlar, erişkin yaşta da diş kaybı ve dişeti rahatsızlıkları gibi problemlere bağlı olarak oluşabilir. Bu sorunların düzeltilmesi, estetik sorunu çözmekten öte, dişlerin sağlığını sağlamak ve ömrünü uzatmak açısından önemlidir.
Erişkin hastalarda ayrıca, bazı dişlerde dökülme ve diş kaybı veya destek kemik dokusu kaybı olabileceğinden, ortodontik tedavi öncesinde, süresince veya sonrasında periodontal (dişetlerini ilgilendiren) tedavi de gerekli olabilir. Kemik kaybı ayrıca, uygun diş hareket miktarını ve yönünü de sınırlayabilir. Fakat bunlara rağmen erişkin hastalarda başarıyla ortodontik tedaviler yapılmakta ve ağız ve diş sağlığı çok daha iyi bir hale getirilmekte, estetik sonuçlar elde edilmektedir.



Erişkinlerde İskeletsel Tedavi: (Ortognatik Cerrahi Tedavi)

Alt ya da üst çenenin aşırı önde veya arkada olması, ya da yana doğru kayması gibi iskeletsel bozuklukların, büyüme ve gelişim periodunun bitmesinden sonra ortodontik tedaviye ek olarak, çenelerin cerrahi yolla düzeltilmesini amaçlayan tedavi şeklidir.

CERRAHİYE HAZIRLIK AŞAMASI
Bu tedavide genel prensip, cerrahi tedavi öncesi malokluzyonun tipine göre 6 ay-1 yıl arasında sabit ortodontik tedavi uygulanmaktadır.
Burada amaç cerrahi tedavinin başarısını arttırmak için hastanın diş dizilimini hazırlamaktır.
Ortognatik cerrahi tedavi planlaması genellikle, klinik değerlendirme (yüz boyutları, diş fonksiyonları, okluzyon gibi pek çok kriter), fotoğraflar, sefalometrik analiz ve model cerrahisine dayalı cerrahi simülasyonu içerir.
Bu simülasyon için özel olarak üç boyutlu bilgisayar programları kullanılmakta olup, hastalara tedavi sonrası profili bilgisayar ekranında gösterilebilmektedir.
OPERASYON
Hazırlık aşaması bittikten sonra plastik cerrah hastayı opere eder. Cerrahi operasyon tam donanımlı bir hastanede yapılır. Ameliyattan 1-3 gün sonra hasta taburcu edilmektedir. Ilk günler hastalar yumuşak besinlerle veya sıvı gıdalarla beslenir. 15. gün çiğneme fonksiyonu başlar. Hastanın normal günlük fonksiyonlarına kavuşması yaklaşık olarak 3-4 haftayı bulabilir.

OPERASYON SONRASI
Operasyon sonrasında ortalama 4-6 ay kadar daha sabit ortodontik tedavi süreci devam eder, daha sonra hastanın aktif tedavisi sonlandırılır. Ortognatik cerrahi tedavisi, ortodonti uzmanı ve plastik cerrahın takım çalışması yapmasını gerektiren multidisipliner bir tedavi biçimidir.

Ortognatik cerrahi tedavi aynı zamanda hastaların çiğneme ve solunum fonksiyonunu, fonasyonunu ve yüz estetiğini olumlu yönde geliştiren bir tedavi seçeneğidir.

Başarılı bir ortognatik cerrahi tedavi için plastik cerrahın ve ortodontistin kooperasyon içinde olması gereklidir. Tedavi ekibindeki her doktorun, doğru tanı koyması, tedavi planını ve gerekli tedavileri yapması, gerekli durumlarda diğer branşlardaki doktorlarla konsultasyon yapması önemlidir.

Pekiştirme Tedavisi

Ortodontik tedavi ile düzeltilmiş bozuklukların tedavi sonrasında korunma aşamasıdır.
Bu tedavide amaç, düzgün konuma getirilen diş ve çenelerin konumlarının tekrar eski konumuna dönmemesi için dişlerin etrafında yeni kemik oluşumu ve kasların yeni konuma adaptasyonu için geçirilmesi gereken sürede düzgün konumları korumaktır.
En az 6 ay veya 1 yıl olup, ömür boyu pekiştirme gerektiren tedaviler de olabilmektedir.

Hawley Plakları:
En eski pekiştirme plaklarıdır. Bu plaklarda damakta akrilik bir kısım ve dişlerin üzerinde kalın bir tel bulunmaktadır. Tedaviye göre aktif Ortodontik tedavi sonrasında doktor tarafından belirlenen süre içerisinde takılmalıdır. Süresi azaltılarak bıraktırılır.

Essix Plakları: Günümüzde daha ince, rahat, şeffaf ve estetik olan Essix plakları tercih edilmektedir. Hasta kooperasyonu son derece iyidir. Belli olmadıkları ve konuşmayı etkilemedikleri için gün içinde de rahatça kullanılabilmektedir.

Sabit Retainerlar:
Dişlerin iç yüzeyine yapıştırılan çok ince özel tel ile dişler birbirine bağlanır ve aktif ortodontik tedavi sonrasında dişlerin getirildiği yeni konumlarında yeni kemik oluşuncaya kadar çıkartılmaz. Hasta bu telden rahatsız olmaz. Çünkü hem dışardan gözükmez hem de içerden dili rahatsız etmez. Bu telin kalma süresi tedaviye göre değişmektedir.



4-TEDAVİ SEÇENEKLERİ VE KULANILAN APAREYLER

Ortodontik anomalilerin tedavi planlamasında, alt ve üst çene arasında uyumsuzluk yoksa; dişler arasındaki uyumsuzlukların (çapraşıklık, diastema vs.) giderilmesi tek başına sabit veya hareketli ortodontik tedaviyle mümkün olabilmektedir. Tedavi süreleri tedavi planına göre 8 ay ile 1,5 yıl arasında değişmektedir.

Ortodontik Tedavide kullanılan apareyler genel olarak 2’ye ayrılır.
1-Ağız içi apareyler
2-Ağız dışı apareyler

1-Ağız içi Apareyler ;

1A- Sabit Tedavi Apareyleri:

Dişlerin ön yüzeyine veya arka yüzeyine braket adı verilen sabit apareyler uygulamak suretiyle dişlerdeki konum bozukluklarının giderilmesi için uygulanan tedavi yöntemleridir. Hastanın yaşına, malokluzyonun tipine göre, daimi diş çekimli veya çekimsiz tedavi seçenekleri kişiye özel olarak uygulanmaktadır.
*BRAKETLER ;
Sabit apareylerin en başında dişlere direk ya da indirek yöntemle yapıştırılan braketler gelir.Braketler; metal veya estetik braket olarak iki ana gruba ayrılmaktadır.
-Metal Braketler: Paslanmaz çelik materyallerden üretilir.Günümüzde en yaygın kullanılan braket çeşitlerinin başında gelir. Metal braketlerin içine ark telleri yerleştirilerek dişlerde hareket meydana getirilir.Bu tür braketlere istenildiği takdirde değişik renklerde lastik ligatürler takılarak tedaviyi daha eğlenceli hale getirilmektedir. Metal braketlerin şeffaf braketlere göre avantajı, fiyatlarının daha ekonomik olmasıdır. Günümüzde metal braketler oldukça küçük ve kullanımı oldukça rahattır.

-Self-ligating Braketler:
Kapaklı braketler olup braket içerisine yerleştirilen telin tutuculuğu braket üzerinde bulunan kapaklar ile olmaktadır.
Avantajı; diğer braket tiplerine göre ligatürleme işlemi kapaklar ile olduğundan, sürtünmesiz sistemlerdir ve ortodontik tedavilerin daha hızlı bir şekilde yapılmasına yardımcı olmaktadır. Ayrıca bu sistemlerle yapılan tedavilerde, 1- 1.5 aylık kontrol süreleri daha uzayabilmektedir. Genellikle metal olmalarına rağmen günümüzde bazı firmaların estetik sürtünmesiz sistemli braketleri bulunmaktadır.

-Damon Braketleri: Dr. Dwigt Damon tarafından bulunan self- ligating braketlerdir.
-Altın Braketler: 24 ayar altınla kaplanmış paslanmaz çelik braketlerdir. Altın renginde sarı bir görüntüsü vardır ve metal braketlerden biraz daha masraflıdır.

-Estetik Braketler: Diş renginde olup dışardan bakıldığında çok belli olmayan estetik materyallerdir.Estetik braketlerinde Porselen ,kompozit ,cam olarak çeşitleri mevcuttur.
-Kompozit Estetik Braketler: Dolgu materyalinden yapılan aşınmaya karşı dirençleri düşük materyallerdir. Zaman içerisinde renklenerek sarımtrak bir renk alırlar. Daha önceki yıllarda seramik estetik braketlerin çıkarılması esnasında dişe zarar vermeleri, tedavi sırasında çok kolay kırılmaları gibi nedenlerden dolayı seramik braketlere alternatif olarak kullanımları yaygındı. Günümüzde geliştirilen seramik braketler kompozit braketlerden daha çok tercih edilmektedir.

-Seramik Estetik Braketler:
Estetik oldukları ve belli olmadıkları için daha çok erişkin hastalar tarafından tercih edilmektedirler. Herhangi bir renklenme olmamaktadır. Porselenden yapılmış yarı şeffaf, diş renginde materyallerdir. Tedavi ihtiyacına göre çeşitli tipleri vardır.

a) Metal slotlu Seramik Braketler: Sürtünme kuvvetinin azaltılması için telin oturduğu kısmının metal olduğu seramik estetik braketlerdir._

b) Altın Slotlu Seramik Braketler: Sürtünme kuvvetinin azaltılması için telin oturduğu kısmının altın kaplama olduğu seramik estetik braketlerdir._
c) Full Seramik Braketler: Telin oturduğu kısmının da porselen olduğu seramik estetik braketlerdir.

-Safir Cam Braketler: Safir materyaller olup crsytal-clear braketlerdir. Günümüzdeki en estetik braketler olup, renksiz özel cam braketlerdir._
a) Metal Slotlu cam Braketler: Sürtünme kuvvetinin azaltılması için telin oturduğu kısmının metal olduğu safir braketlerdir.
b) Full cam Braketler: Telin oturduğu kısmının da safir olduğu seramik estetik braketlerdir.



-Lingual Braket;

Sabit tedavi yöntemlerinden biridir. Dişlerin arka yüzeyine yapıştırılan sabit apareylerdir.Hastaların bu apareylere toleransı apareylerin dil tarafında olmasından dolayı daha zordur. Bu tedavi tipinde dişlerin üzerinde hiçbir şey gözükmez. Oldukça estetik olan bu tedavi yönteminde tedavi süresi, vestibülden uygulanan sabit tedavilere göre biraz daha uzun sürmekte olup, hastaların karşılaştığı en büyük problem konuşma bozukluğudur. Apareyler dil tarafında olduğundan, sesler çıkarken bu apareylere çarparak çıkacağı için ‘’t’’ ‘’s’’ ‘’d’’ gibi bazı harflerin fonasyonu çok güç olacaktır. Ayrıca dil ucunda hafif tahrişler de olabilmektedir. Bu yöntem diğer tedavi yöntemlerine göre daha pahalı bir yöntemdir.

**Dişlere bantlar aracılığı ile yapıştırılan sabit apareyler :

Genellikle arka dişlerin öne hareketini engelleyen apareylerdir. Nance ve lingual ark ve sabit yer tutucu bu grupta örnek gösterebileceğimiz apareylerdendir.

Lingual ark Lip Bumper Apareyi

QuadHelix Apareyi Transpalatal Ark

Nance Apareyi Hyrax Apareyi

Bonded RPE apareyi Sabit Dil Önleyici (Alışkanlık Kırıcı aparey)

Sabit Dil Önleyici (Alışkanlık Kırıcı aparey)

Sabit yer tutucu aparey Hyrax apareyi

Fantype RPE aygıtı

***Ağız içi sabit distalizasyon apareyleri ;

Distalizer Distaljet Apareyi Distalizasyon akrilik kaplı

Phd distalizer

**** Alt çeneyi öne alan sabit apareyler ;

Herbst apareyi Forsus apareyi

Jasper Jumper Apareyi Mara Apareyi

Jasper Jumper Apareyi

*****Sabit Retainer (lingual retainer)

1B-Hareketli Apareyler (takıp çıkarılabilen)

Dil Önleyici plak Vidalı plak

Hawley Plakları

Schwartz alt Schwartz üst plak

Bionatör Frankel

Bionatör

Monoblok (Aktivatör)

Twinblock apareyi



Invisalign veya Clear Align
İngilizce de ‘’İnvisible braces’’ gözükmeyen diş telleri (braketler) olarak adlandırılan gözükmeyen şeffaf plaklarla dişlerdeki çapraşıklığın düzeltildiği tedavi şeklidir. Bu yöntem diş teli taktırmadan dişlerindeki çapraşıklıklara çözüm arayan ve genellikle erişkin hastaların tercih ettiği bir yöntemdir.
Bu yöntemde hastanın ölçüsü alınır ve ölçülere uygun dişlerin hareketini sağlayacak şeffaf plaklar (düzelticiler) üç boyutlu özel bilgisayarlı sistemler ile hazırlanır. Dişlerin düzgün sıralanmasını sağlayacak bu düzelticiler, belli aralıklarla yenilenir. Hastalar hiç sabit diş teli kullanmadan düzgün dişlere kavuşurlar. Takıp çıkarılabilen apareyler oldukları için hasta kooperasyonu ve motivasyonu tedavi başarısını etkilemektedir.
Hareketli apareylerle yapılan tedavilerde tedavi başarısı hasta kooperasyonuna bağllıdır ve her hastaya bu tür tedavi yaklaşımı uygulanamamaktadır.

2-Ağız dışı Aygıtlar ;

-Oksipital ve servikal headgearlar;

-Yüz Maskesi (Reverse Headgear);

-Çenelik (chin-cap):

Ortodontik Tedavide Öncesi-Sonrası

Türkiye Dişhekimleri Birliği (T.D.B.), internet üzerinden yapılan bilgilendirmelerin reklam içeriği taşıyabileceğini ve halkı yanlış yönlendirebileceğini bildirmiştir.
T.D.B. tüzüğüne ve T.C. kanunlarına göre sağlık alanında reklam yapmak suçtur. Bu sebeple internet üzerinden hastalarımızın rızaları dahilinde de olsa resimlerini yayımlayamıyoruz.

Aynı zamanda verilen görüntüler kişiye özel olup, genelleme yapılamayacağı gibi hastalara oldukça yanlış fikirler verebilmekte, ve gereksiz telaşlara veya beklentilere yol açabilmektedir.

Doktorunuz, SİZE ÖZEL teşhis ve tedavi planlanını ve öngörülerini sizinle paylaşıcak gerekirse örnek vakalarla açıklayacaktır.



5-ORTODONTİK TEDAVİDE ACİL DURUMLAR

Ark telinin uzaması:
Diş hareketine bağlı olarak zaman içinde ark telinin boyu arkaya doğru uzayabilir ve buna bağlı yanak tarafında yaralanmalar olabilir. Bu gibi durumda hekiminizi arayarak uzamış tel parçasını kestirebilirsiniz. Hekiminize ulaşmanız mümkün olmadığı durumda koruyucu mum yardımı ile batan parçaların üzeri kapatılabilir.

Ligatür telinin batması:
Diş fırçalama sırasında ark telinin braketlere bağlanmasını sağlayan ligatür teli dışa doğru çıkabilir. Böyle durumda el yardımı ile ya da kurşun kalem arkasındaki silgiler yardımıyla batan tel parçası ark telinin altına kaydırılabilir.

Ark telinin band içinden çıkması:
Ark telinin molar bantlar içinden çıktığı durumda hekiminize ulaşmanız gerekir. Ancak ark teli esnek ise çıkan tel, bandın içine tekrar yerine konulabilir.

Braket Kopması:
Sert gıdalar tüketmek, diş sıkmak veya travmatik kapanışlar braketlerin diş üzerindeki yapıştırıcılarından ayrılmasına sebep olabilir. Bu gibi durumda braketlerin tekrar yapışana kadar ark telinin üzerinde sallanarak durması normal olup rahatsız olunması durumunda koruyucu mum ile kapatılması gerekir.

Band Çıkması:
Molar dişler üzerine yapıştırılan bantların çıkması durumunda hekime başvurana kadar el yardımıyla tekrar yerine oturtulabilir. Kontrol zamanında çıkan bant tekrar yapıştırılacaktır.

Dudak-Yanaklarda İrritasyon:
Braketlere alışma sürecinde dudak ve yanak irritasyonları olabilmektedir. Alışma sürecinde olabilen bu irritasyonların iyileşmesi için hekiminiz gerekli bilgileri verecektir. İyileşme sürecinde braketler mum ile kapatılırsa irritasyona bağlı acı hissi azalacaktır.

Ağrı;
Diş hareketlerinin başlaması ile ilk haftalarda ağrı olabilmektedir. Ağrı kesiciler bu durumda faydalı olacaktır. Hekim hastaya uygun bir ağrı kesici önerecektir.

Mobilite

Özellikle ilk aylarda dişlerde harekete bağlı sallanma (mobilite) olabilmektedir. Bu durum endişe ile karşılanmamalıdır.Tedavinin ilerleyen aşamalarında dişlerdeki sallanma geçecektir.



Ortodontik Tedavide Riskler Nelerdir?

Ortodontik tedavide hekimin deneyimi ve uzmanlığı, vakanın % 100 başarıyla bitirilebilmesi açısından önemlidir. Bu yüzden kişilerin tedaviye başlamadan önce hekimin yeterliliğini ve deneyimini araştırmalı, ve uzman olduğunun sağlık bakanlığından, diş hekimleri odasından ya da bağlı olduğu mesleki derneklerinden teyid etmesi oldukça önemlidir.

Ortodontik tedavilerde ortaya çıkabilecek sorunlar arasında en başta diş çürüklerin oluşumu gelir. Toplumumuzda, diş tellerinin çürüğe yol açtığı konusunda bir inanış vardır. Ancak, dişleri çürüten şey teller değil, yiyecek artıklarıdır. Teller, sadece yiyecek birikimini hızlandırırlar. Diş tellerinin bakımı hakkında ortodonti uzmanı mutlaka bilgilendirme yapacaktır. Buna ek olarak, hastanın diş bakımı yeterince iyi değilse, ortodonti uzmanı tedaviye başlamayacak veya tedaviye bir müddet ara verecektir.
Ağız hijyeninin kötü olmasına bağlı veya aşırı asitli içecek tüketimine bağlı olarak tedavi sonunda diş üzerinde kalıcı beyaz lekeler görülebilmektedir.
Yine ağız hijyeninin kötü olmasına bağlı dişeti hastalıkları ve buna bağlı kemik kayıplarına rastlanmaktadır.

Ortodontik tedavi sırasında dişlere aşırı kuvvet uygulanması sonucunda, diş köklerinde erimeler olabileceği belirtilmiştir. Ancak deneyimli bir ortodonti uzmanı bu kuvvetleri kolaylıkla ayarlayabilmektedir.

Ortodontik tedavi bitiminde dişlerin tekrar bozulması (nüks) bir komplikasyon değildir. Bu durumun önlenmesi için bazı önlemler varsa da, nüks olabilmektedir. Her hastada farklı bir nüks karakteri vardır. Tedavi sonucunda doktorunuz, size özel pekiştirme yöntemleri uygulayarak nüks konusunda önlem alacak, bu konuda sizi bilgilendirecektir.